HEMŞİRE AKLIYLA BAKAR ...

  E-Hemşire
 

YÜREĞİYLE HİSSEDER ...

 

BİLGİSİYLE HAYAT VERİR ...

Türkiye’nin En Büyük
Hemşire Portalına
Hoşgeldiniz
Hemşiremisiniz ?
Hemşiremi arıyorsunuz ?

Doğru adrestesiniz.
ÜYE GİRİŞİ
  Giriş Üye Ol
Hemşire Arıyorum
Özel Bakım Hemşireliği >> Özel Bakım Ve Hemşirelik Font Büyüklüğü

Özel Bakım Ve Hemşirelik

Sağlığı koruma, devam ettirme bilimine hijyen denir. Kişisel hijyen; bireylerin sağlıklarını korudukları ve devam ettirdikleri bir bakım olarak tanımlanır. Kişisel hijyen bireye sadece iyi olma duygusunu kazandırmak için değil, aynı zamanda sağlığın devamı için de gereklidir.

Sağlık bakım sürecinde kültür, sosyal yapı, aile ve kişilik etkilidir. Özellikle kültür ön plandadır. Kişisel hijyenin gelişmesinde, ailenin rolünün yanında, fiziksel şartlar da önemlidir. Örneğin; banyo yapmayı ailedeki yıkanma alışkanlıkları kadar, sıcak suyun olması ve banyo yapacak birey sayısı da etkiler. Küvet banyosu bazıları için lüks olmasına karşın, bazıları için de yatmayı sağlamak amacıyla yapılan bir alışkanlıktır.

Bazı kişiler, ayağının kokması ve koltuk altlarının terlemesi gibi, kişisel hijyenik ihtiyaçlarının farkına varmayabilirler. Bu durumda ne gibi önlem alınması gerektiği hakkında bilgileri olmayabilir ve hemşireden yardım isteyebilirler.

Birey hastalandığı zaman genellikle hijyenik bakımı ikinci plana düşer. Hasta ve deprese olmuş bireyde görülen ilk belirtiler, öncelikle; traş olmada, saç bakımında veya makyaj yapmada isteksizliktir. Hastaneye yatan hasta, yatma ve hastalığın meydana getirdiği streslerden dolayı günlük temizlik alışkanlıklarında olan değişiklerden rahatsızlık duyabilir.

Hemşire hastası için rahat bir fiziksel ve ruhsal ortam hazırlamak ve bireyin gereksinim ve alışkanlıklarına uygun hijyenik bakımı sağlamaktan sorumludur. Hastanın bakımında unutulmaması gereken nokta, kişinin bağımsızlığı ve kendi kendine bakabilme özelliğini maksimum düzeyde sürdürmektir.

Günlük hijyenik bakım; hastayı cesaretlendirme, eğitme, destekleme ve gözleme yollarıyla yapılmalıdır. Bakım gizlilik içinde olmalı, gerekirse paravana veya perde çekilmelidir. Hasta mümkün olduğunca açılmamalı ve oda kapısı vurularak içeriye girilmelidir.

Hastanın bireyselliği hiçbir zaman unutulmamalı, patalojik, fizyolojik ve emosyonel durumu göz önüne alınarak ya az, ya da tamamen hemşirenin yardımı ile hijyenik bakım verilebilir. Kalkmasına sınırlı şekilde izin verilen güçsüz bir hasta, kısa bir süre için ayağa kaldırıldığında, bu gücünü kendi hijyenik bakımı için harcaması doğru olmaz.

Yine bazı kalp ve göz hastalarında, ameliyatlardan sonra belli bir süre, hastanın kişisel hijyeni hemşire tarafından üstlenilmelidir. Hemşire hastanın kişisel bakımının yanında, kendi hijyenik bakımına da dikkat etmeli, rahatsız edecek şekilde kokular sürülmemeli ve günlük bakımında deodorant kullanmalıdır.

Hastaya Hijyenik Bakım Verilirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Deri ve Bakımı

Vücudun en büyük ve en önemli organlarından biri olan deri üç büyük tabakadan oluşur;

- Epidermis; Derinin en üst tabakasıdır. Vücudun bölgelerine göre kalınlığı değişir. Avuç içi ve topukta en kalındır. Bu tabakada kan damarları yoktur.

- Dermis (Korium); Epidermisin altındaki canlı tabakadır. Lenf, kan damarları ve sinir uçları ile örülüdür.

- Hipodermis (Subkütan yağ dokusu); Dermisin altında bağ dokudan oluşmuştur. Destek görevi görür. Normal bir derinin ırklara göre değişen renkte olması, turgor ve tonüsünün iyi olması (deri iki parmakla büzülüp bırakıldığında, kolaylıkla eski haline gelir), siyanoze, sarı ve soluk olmaması gerekir.

Derinin Görevleri;

- Koruma
- Duyu
- Vücut ısısını ayarlamak
- Salgılama yapmak
- D Vitamini üretmede yardım etmek
- Vücut artıklarını atmak

Tırnaklar, kıllar, ter bezleri ve dişler deri sağlığıyla yakın ilişkileri nedeniyle göz önüne alınmalıdır. Bütünlüğü bozulan deri mikroorganizmaların giriş kapısıdır.

Deri Bütünlüğünün Bozulması;

- Kötü beslenme
- Deri yüzeyindeki nem
- Aşırı kuru deri
- Dolaşım bozukluğu
- Duyu bozukluğu
- Kimyasal ve fiziksel maddeler
- Hareketsizlik

Deri Bakımı Ve Banyolar

Deri çok çabuk kirlenen organlarımızdandır. Metabolizma sonucu oluşan artık maddelerden (Sodyum, üre amonyum vb.), deri parçaları, ter ve kirden arındırmak için deri temizliği yapılır. Patojenler için kültür ortamı vazifesi gören bu birikimlerin kaldırılması infeksiyonu önler, derinin bütünlüğünü ve sağlığın devamını sağlar.

Banyo yapılırken cilde yapılan friksiyon hem sistemik hem de lokal olarak dolaşımı ve sinirleri uyarır. Eklem fonksiyonlarını korur; gevşeme ve rahatlık sağlar. Dolaşımın artması böbrek fonksiyonlarını da artıracağından artık ürünlerin bu yolla atılması da sağlanmış olacaktır.

Banyolar yatan hastada aktif ve pasif olarak egzersizi sağlar. Pozisyon değiştirme, adele hareketleri, solunum sayısı ve derinliğini de artırarak, akciğer komplikasyonlarını önlemeye yardımcı olur.

Her Hasta İçin Deri Bakımı Gereklidir. Fakat;


- Geçici ve devamlı yatağa bağımlı olan, felçli, şuursuz ve alçılı hastaların,
- İnkontinansı olan, kötü beslenmiş ve periferal dolaşımı bozulmuş hastaların, deri bakımına özel olarak önem verilmelidir.

Deri Bakımında Hemşirelik İlkeleri;

- Yapılacak işlem hastaya anlatılarak birlikte planlanır ve katılımı sağlanır.
- Hastanın güvenliğini sağlayarak, işlem süresince hastanın aktiviteleri gözlenir.
- Yatak yaralarının gelişebileceği bölgeler, daha dikkatli kontrol edilir.
- Periferal dolaşım bozukluğu olan hastanın uç kısımları, özellikle kontrol edilir.
- Özgüveni koruma ve arttırma.
- Hasta pozisyonunu muntazam değiştirmek, deride aşırı basıncı azaltır. Vücudun uç kısımları ve kemik çıkıntıları desteklenir.
- Hastada inkontinans durumu var ise su ve sabunla o bölgeler temizlenir.
- Derideki çizik, kızarıklık, turgor ve tonüsü kontrol edilir.
- Yatak takımlarının kuru ve buruşuksuz olmasına, hastanın yataktan kaymamasına özen gösterilir.
- Hastanın derisine belirlenen teknik ile masaj yapılır.
- Çevre ısısı hastanın fiziksel durumuna ve alışkanlıklarına göre ayarlanmalıdır. Kapı pencere kapalı olmalı, hava akımı olmamalıdır.
- Kullanılacak sabun ve diğer tuvalet malzemeleri, kişinin alışkanlıklarına göre farklılık gösterir. Yaşlıların derileri kuru ve ince olduğundan ve fiziksel aktiviteleri azaldığından, daha seyrek banyo yapmaları gerekir.

Banyolar amaçlarına göre, üçe ayrılır;

- Temizlik amacı ile yapılan banyolar.
- Tedavi amacı ile yapılan banyolar.
- İlaçlı banyolar.

Temizlik Banyoları; Yatak, küvet, duş ve lokal banyo olarak yapılır. Hepsinde amaç, deriyi temizlemek ve artıkları atmak, dolaşımı uyarmak ve hastayı rahatlandırmaktır.

Tedavi edici banyolar; İstenilen fiziksel etkileri meydana getirmek için verilir. Hastalar bu işlem esnasında hemşirenin, devamlı gözetiminde olmalıdır.

Su sıcaklığı 32°C - 38°C olan ılık banyolar ve 39°C - 40°C olan sıcak banyolar, kas gerginliğini azaltarak; ağrı, yorgunluk ve rahatsızlığı giderir. Su sıcaklığı 2°C, -10°C olan soğuk banyolar ise vücut ısısını düşürmek amacı ile yapılır.

İlaçlı Banyolar; Derideki iritasyonu azaltmak ve rahatlığı sağlamak için verilir.

Üç tür ilaçlı banyo vardır;

Sodyum bikarbonatlı banyolar; Kasılmaları iyileştirmek veya yatıştırıcı etkisi için yapılır. %5 oranında kullanılır.
Tuzlu banyolar; %2 oranında, derideki sinirleri uyarmak için yapılır.
Nişastalı, yulaf ezmeli ve kepekli banyolar; Deri iritasyonunu azaltmak amacı ile kullanılır.

Deri Bakımında Hemşirelik Prensipleri;

Yatak Banyosu Uygulama Yöntemi

Temizlik ve tedavi edici amaçlarla yapılmaktadır. Tedavi için yapılanlarda, hekimin tavsiye ettiği ilaçlar kullanılır. Temizlik amacıyla yapılan yatak banyosu, hastanın yatakta kaldığı sürede, kişisel hijyenini sürdürmek için yapılır.

Yatak Banyosunun Gerekli Olduğu Durumlar;

- Şuursuz hastalarda,
- Yaralanmalarda,
- Büyük ameliyatlardan sonra hastanın
- Akut hastalıkları takiben
- Yatağa bağımlı olduğu durumlarda, Örn. Miyokart infarktüs geçiren hastalarda. Yatak banyosunun iki uygulama şekli olmasına karşın, ilkeler değişmez.

Kullanılan Araç ve Gereçler;

- Büyük küvet içinde 40°C su
- Tarak, el fırçası, makas,
- Kapalı kap içinde ısısı daha yüksek su,
- Tentürdiot, alkol %96
- Sabunluk içinde sabun,
- Kova, toz bezi,
- İki adet sabunlama bezi
- Yatak takımları,
- Hastanın havlusu,
- Banyo havlusu,
- Hastanın iç çamaşırı,
- Sürgü, ördek ve örtüsü
- Deri bakımı malzemeleri

1. Yöntem; Yatak banyosunda uygulanan birinci yöntemde uygulanan işlemler sırasıyla şunlardır;

Banyo için gerekli malzemeler hazırlanmadan önce ve hazırlandıktan sonra eller yıkanır. Malzeme tepsi ile getirilir ve etajere yerleştirilir. Hastanın mahremiyet hissine saygı gösterilir.

Açık pencere, kapı vs. kapatılır. Oda ısısı 25°C ayarlanır. Banyo esnasında hava cereyanı olmamasına dikkat edilir. Hava akımı hastanın hızla soğumasına ve terin buharlaşmasına sebep olur. Bu, özellikle yaşlı hastalarda ve anestezi alanlarda daha ciddi durumlar ortaya çıkarır.

Bu yöntemde sırasıyla şu işlemler yapılır;

- Hastaya, yapılacak uygulama açıklanır, işbirliği sağlanır.
- Hemşire, hem kendi ve hem de hastanın vücut mekaniğine dikkat eder.
- Sürgü verilir (Dolaşım hızlanması nedeni ile uygulama sırasında idrar oluşur).
- Hasta tamamen soyularak, banyo battaniyesi örtülür. Yatak takımları gevşetilir, yalnızca hastanın üstünde üst çarşaf kalır.
- Diş fırçalama ve ağız bakımı yapılır.
- Başının altında tek yastık bırakılarak hasta yatağın yakın tarafına alınarak rahatlandırılır. Gerekirse yatak başı yükseltilir.
- Sabah tuvaletinde olduğu gibi yüz silinir.
- Küçük dairesel hareketlerle aksilladan başlanarak önce uzak taraf, sonra yakın taraf kol ve eller silinir. Hasta kullanıyorsa deodorant, pudra vb. sürülür.
- Uzak taraf kol aksilladan (koltuk altından) başlanarak küçük dairesel hareketlerle, eller silinir. Gerekirse tırnaklar kesilir.
- Havlu, zayıf hastada uzunlamasına, gögüs ve karnını örtecek şekilde, şişman hastada ise genişlemesine göğüsü örtecek şekilde yerleştirilir. Sabunlama bezi ile havlunun altından, yine uzaktan yakına ve yukarıdan aşağıya doğru temizlenir, kurulanır.
- Şişman ve kadın hastalarda göğüs altlarına ve aralarına özellikle dikkat edilir. Hastanın sırtı çevrilerek, enseden ilyelere kadar olan bölge üstüne havlu örtülerek, havlu altından silinip kurulanır.
- Masaj yapılır.
- Hasta tekrar sırtüstü çevrilir. Genital organlarını temizlemek üzere sabunlama bezi hastaya verilerek, sabunlanması ve temizlenmesi sağlanır veya bu işlem hemşire tarafından yapılır.
- Küvetteki su dökülerek temiz su konulur ve sabunlama bezi değiştirilir. Uzak taraf bacak altına havlu yerleştirilir, venöz dolaşıma dikkat edilerek silinir, kurulanır. Aynı işlem yakın tarafa da uygulanır.
- Ayaklar ayak banyosunda olduğu gibi temizlenir.
- Hastanın temiz iç çamaşırları giydirilir. Yatak takımları değiştirilir. Hastanın saçları sabah tuvaletinde olduğu gibi taranır.
- Hasta rahatlandırılır, perde paravanası açılır. Üşümemesi için bir müddet yataktan çıkmaması hastaya önerilir. Bir isteği olup olmadığı sorularak, malzemeler toplanır ve bir defada götürülür. Malzemeler yıkanıp kurulanıp kaldırılır. Eksilenler tamamlanır.
- Yapılan uygulamanın saati ve gözlemler kayıt edilir.

2. Yöntem;

- Yüz ve göğüs temizliği birinci uygulamada olduğu gibidir.
- Hasta sırt üstü yatmaya devam eder, arkasına çevrilmeden önce uzak taraf bacak, daha sonra yakın bacak temizlenir, banyo havlusu ile kurulanır. Hastanın vücudunun ön yüzü temizlendikten sonra, küvetteki su ve sabunlama bezi değiştirilir.
- Hasta çevrilerek sırtı silinir ve masaj yapılır. Hasta döndürülerek bez sabunlanır ve genital bölgesini temizlemek üzere hastaya verilir. Hemşire bu arada malzemelerini toplar. Hasta ile ilgilenmemelidir. (Kendisi yapabilen hastada) Aynı bölge kurulanır.
- Malzeme temizliği ve kayıt ilk yöntemde olduğu gibidir.

Küvet Banyosu;

Yardımsız veya az yardım ile banyoya girip çıkabilecek hastalara yaptırılır. Çoklukla cerrahi müdahalenin özelliğine göre hastanın bir süre küvet banyosu yapmaması gerekir. İlaçlı küvet banyoları bazı infekte yaraların tedavisi ve bazı deri hastalıklarında gerekebilir.

Banyonun ısısı yetişkinde 38°C - 41°C, çocukta ise 32°C - 38°C olmak üzere su termometresi ile ayarlanabilir. Hastanın kullanacağı banyo malzemeleri (sabun, sabunlama bezi, havlu vb.) ve temiz çamaşırları mhazırlanmalıdır.

Hastaya yardımcı tutunma araçları varsa, nasıl kullanılacağı anlatılmalıdır. Hastaya hemşireyi uyarabileceği zil gösterilmelidir. Gerekirse hastaya yardım edilmelidir.

Üriner katateri olan hastalarda katater torbaya bağlı olmalıdır (Asendan infeksiyonu önlemek için). Trakeal stoması olan hastalarda, stomanın içinden suyun girmemesi için dikkat edilmelidir. Stoma hiç bir zaman su yüzeyinin altında kalmamalıdır.

Bazı hastalar, küvetin yanında bir iskemlede oturarak, önce ayaklarını sonra da (tutunarak) vücutlarını sokarak daha kolay girebilirler.

Duş;

Uzun süre yatan ve yatak banyosu alan hastalar, duş banyosundan sonra kendilerini daha temiz ve rahat hissederler. Dengesi ve gücü yerinde olan hastanın evde olduğu gibi yalnız başına duş yapmasına izin verilebilir.

Hemşire, banyonun temiz olmasından, gereken araçların ve temiz çamaşırların hazırlanmasından sorumludur. Suyun ısısının nasıl ayarlanacağı, tutunma araçlarının ve zilin nasıl kullanılacağı hastaya açıklanmalıdır.

Duşta, hastanın gerektiğinde oturabileceği bir taburenin bulunması yararlıdır. Hastaya kapıyı kilitlememesi söylenir. Ancak, hastaya, rahatsız edilmemesi için kapıya "meşgul" levhasının konulacağı söylenmelidir.

Bazı gelişmiş kurumlarda, hastanın duşta yıkanmasını sağlayan yardımcı araçlar kullanılmaktadır. Telefon tipli duşlar daha kullanışlıdır. Hastanın duşta yardıma gereksinimi varsa, hemşire ona yardım edebilir. Erkek hastanın genital bölgesi bir örtü ile örtülü tutulabilir.

Hastanın sudan korunması gereken bölgesi varsa, kısa süre için plastik bir örtü ile kapatılabilir. Ancak uzun süre kapalı tutulursa, bölgenin nemlenmeye başlayacağı ve mikroorganizmaların artacağı unutulmamalıdır. Hastada trakeal stoma varsa, suyun girmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır.

Günlük Hijyenik Bakım

Bireyler hasta olsun veya olmasın görünümleri ile ilgilenirler. Hastaların çoğu hekimleri ve ziyaretçileri gelmeden önce, iyi bir görünüm kazanmak isterler. Yeterli yetişmiş elemanı olan hastanelerde yeni bir güne başlandığında, hangi hastaya öncelikle bakım verilmesi gerektiği, hangi hastanın daha fazla uyumayı tercih ettiği ve her bir hastanın gereksinimleri gözden geçirilir. Bu analizin sağlıklı olması hemşirenin gözlem yeteneğine bağlıdır.

Sabah Tuvaleti;

Sabah bakımı genellikle hayati belirtilerin alınması, sabah tuvaletinin verilmesi, yatağının değiştirilmesi ve kahvaltının verilmesini içerir. Birçok vakada banyonun verilip, yatağın yapılması kahvaltıdan sonraya bırakılmaktadır. Eğer bu yöntem uygulanıyorsa, hasta kahvaltıdan önce dişlerini fırçalamalı, elini yüzünü yıkamalı ve saçlarını taramalıdır. Kalkabilen hasta bu ihtiyaçlarını kendisi giderebilir.

Hastanın durumuna bağlı olarak hemşirenin hastaya yardım etmesi gerekir. Ağır ve güçsüz hastalara hemşirenin bakım vermesi şarttır, bunun yanında az bir yardımla da ihtiyaçlarını giderebilir. İyi bir uygulamada hastanın fazla yorulmadan fakat yeteneği kadar işleme katılması gerekir.

Sabah tuvaletinin amacı; hastanın günlük kişisel hijyenini sağlamak, temizliğini sağlayarak kişisel görünümüne önem vermek, kendine güvenini arttırmak ve rahatlatmaktır.

Kullanılan Araç ve Gereçler;

- Banyo havlusu, ilave su ve kovanın haricinde tüm malzemeler yatak banyosunda olduğu gibidir.
- Derece kâğıdı, derece ve kalem (sabah derecesi alınmamışsa).
- Ağız bakımı araç/gereçleri.

Sabah tuvaletinde sırasıyla şu işlemler yapılır;

- Uygulama yatak banyosunda olduğu gibidir.
- Diş fırçalama ve ağız bakımı verilir.
- Sabunlama bezi ıslatılıp iyice sıkıldıktan sonra, resimde görüldüğü gibi ele sarılır.
- Kesenin ucu ile uzak taraf göz kapağı içten dışa doğru, sonra yakın taraf göz kapağı kesenin diğer ucu ile aynı yöntem ile silinir.
- Kese sabunlanmadan önce hastaya yüzüne sabun kullanıp kullanmadığı sorulur. Sabun, suyun yüzey gerilimini azaltarak daha etkili temizliğe sebep olur. Alerjisi olan hastalarda kullanılmamalıdır. Sabunlanan bez ile alın, daha sonra burun üstü ve kenarları, yanaklar ve çene silinir, durulanır, tampone edilerek kurulanır.
- Bez yıkanır, ele sarılır, uzak taraf boyun ve kulaktan başlayarak yakın tarafa doğru silinir. Bez bırakılarak uzak tarafın kolu sıvanır, altına havlu konularak kol dairesel ve yumuşak hareketlerle silinip, kurulanır. Aynı yöntemle yakın kol silinir.
- Hasta isterse küvet yakın tarafa havlunun üstüne konularak hastanın ellerini yıkaması sağlanır. Kollar silinirken eller de silinebilir. Tırnaklar uzun ise kese kâğıdının içine kesilip konulur. Bu esnada tırnak eti kesilmişse tentürdiot ve alkollü aplikatör ile atuşman yapılır. Gerekirse eller fırçalanır.
- Havlu hasta yatıyorsa yastığın üstüne, oturuyorsa omuzlarına konularak saçı ikiye ayrılır ve taranır. Ensede basınç yapacak şekilde toplanmamalıdır.
- Malzemeler götürülerek yatak takımları getirilir ve hastanın yatağı yapılır. Yapılan işlem kaydedilir.

Hasta kendi işini kendi yapıyorsa;

- Gerekli araçlar getirilir, küvet yetişebileceği uzaklığa yemek masasına konulur.
- Hasta dişlerini fırçalar, ellerini ve yüzünü yıkar ve siler. Hastaya rahat bir pozisyon verdikten sonra kahvaltı etmesi sağlanır.
- Malzeme temizliği diğer uygulamalarda olduğu gibidir.

Akşam Tuvaleti;

Günlük hijyenik bakımlardandır. Amaç; Sabahtan akşama kadar yatak içinde yatan, değişik uygulamalar yapılan ve gün boyu fizyolojik artıklarla rahatsız olan hastayı temiz ve güvenli bir ortamda rahat ve sakin bir uykuya hazırlamaktır.

Kullanılan Araç ve Gereçler; Sabah tuvaletinde olduğu gibidir. İlave olarak yedek battaniye verilir.

Akşam tuvaletinde sırasıyla şu işlemler yapılır;

- İşlem sabah tuvaletinde olduğu gibidir. Silme işlemi bittikten sonra sırta masaj yapılır.
- Pansuman ya da sargı varsa kontrol edilip sağlamlaştırılır.
- Yatak takımları düzeltilip sıkıştırılır, gerekirse değiştirilir.
- Yatağın ayakucuna battaniye yerleştirilir. Yaşlı, şuursuz ve çocuk hastalarda karyolanın kenarlıkları kaldırılır hasta emniyete alınır.
- Zil ve ışık hastanın ulaşabileceği bir yere yerleştirilir.
- Malzeme temizliği ve kayıt diğer uygulamalarda olduğu gibidir.

Masaj;

Ellerle vücuda basınç ve friksiyon uygulamaya masaj denir. Hafif basınç ile yapılan masajlar yatıştırıcı, daha fazla basınç ile yapılan masajlar ise uyarıcı etki oluştururlar.

Masajın mekanik etkisi bölgedeki kan ve lenf miktarını artırmaktır. Masaj uygulanan bölgede vazodilatasyon oluşur ve bu kızarıklık ile kendini gösterir. Kapiller dilatasyon kan ile dokular arasındaki sıvı değişimini hızlandırır.

Bazı koşullarda hekim masajın hangi etkisini istediğini belirtir. Bazı kuruluşlarda bu alanda eğitim görmüş kişiler bu görevi üstlenirler. Birçok durumda buna imkân yoktur. Bu nedenle gerek hekim gerekse hemşire masajın etkisini ve başlıca masaj manevralarını bilmelidir.

Uzun vadeli bakımlarda hasta ailesine evde uygulayabilecekleri basit manevralar öğretilmelidir. Deri lezyonu, infeksiyonu, habis tümör ve kırık olan bölgenin üzerine masaj yapılmamalıdır.

Ağrılı ekstremitelerde kan pıhtısı olasılığına karşı masaj yapmak tehlikeli olabilir. Zira masaj ile yerinden kopan pıhtı dolaşım ile hayati bir organı tıkayabilir. Akut miyokart enfarktüsü geçiren hastada dolaşıma, dolayısıyla kalbe fazla yüklenmemek için masaj yapılmamalıdır.

Masaj Yapmada İlkeler;

- Masaj yapılacak bölge gevşemiş, desteklenmiş ve rahat olmalıdır.
- Oda ısısı hastayı üşütmeyecek şekilde olmalıdır.
- Hemşire yüzü masaj yapılacak bölgeye dönük ve rahat bir pozisyonda durur, ellere hastanın cildinin durumuna ve eldeki olanaklara göre pudra, kakao yağı, lanolinli vücut losyonu vb. gibi dökülür.
- İstenilen masaja, orta güç ve ritimle başlanır, sonra ritim ve güç artırılır. Daha sonra ise ritim ve güç yeniden azaltılır.
- Bir bölge üzerine aynı hareketi üç defadan fazla uygulamayıp, diğer bölgeye geçmelidir.
- Hastanın işlemi nasıl tolere ettiği gözlenmelidir.
- İşlem sırasında konuşmamak, gevşemeyi sürdürmek yönünden uygundur.

Masaj Manevraları;

Efloraj; Vücudun geniş alanlarına avuç içi ile, venöz dolaşımın kalbe dönüş yönüne doğru yapılan yumuşak, sıvazlama şeklindeki hareketlerdir. Hafif masajlara genellikle efrolajla başlanıp, efrolajla bitirilir.

Bu manevra el, ayak gibi bölgelere aşağıdan yukarıya doğru yavaş, ritmik, uzun: geriye ise, yavaş yavaş ve hafif hareketler yapılarak uygulanır. Avuç içinin hasta derisi ile sıkıca teması gerekir.

Masajın hangi güçle yapılacağı, istenen etki kas durumuna göre değişir. Sırta uygulandığında iki el birden kullanılmalıdır. Ekstremitelerde ise bir elle masaj yaparken, diğer elle eklemin altından tutmak gerekir.

Petrisaj; Kası yoğurma şeklinde yapılan harekettir. Hareket, kasın doğrultusunda, ritmik, kısa, sıkıştırıcı, bükücü ve basınç yapıcı işlemler dizisidir. Bütün el deri ile temas etmekle birlikte, güç baş ve distal parmaklardadır. Sırta uygulandığında her iki el birlikte kullanılır.

Ekstremitelerde ise, bir elle uygulama yapılırken, diğer elle destek olunur. Amaca ve hastanın reaksiyonuna göre basınç ayarlanır. Genellikle geniş kaslara uygulanır.

Friksiyon; Omurlarda ve omuz başlarında olduğu gibi, kemik çıkıntılarının etrafına, ilk iki parmakla yapılan manevradır. Çoklukla kemik çıkıntısının etrafına uygulanır.

Tapotman; Avuç içini kubbeleştirip hafifçe vurmayla uygulanan bir harekettir. Titreşim yolu ile derine etki eder. Zayıf hastalarda tercih edilmez. Sıklıkla uygulanan bir hareket değildir.

Yatak Yarası - Bası Yarası (Dekubitüs Ülser);

Basınç yaraları yüzeysel ve derin olarak, doku bütünlüğünün bozulduğu yumuşak doku nekrozudur. Devamlı basınç sonucunda dokuda iskemi nekroz meydana gelir.

1. Derece Dekubitüs Ülser; Akut inflamatuvar tepki tüm yumuşak doku tabanına yayılmış nemli, yüzeysel, düzensiz bir eritem şeklinde olmasıdır. Oluşum reversibldir. Klinik olarak ağrılı düzensiz kemik çıkıntıları üzerindeki sıcaklığın yanı sıra dokuda ödem vardır.

2. Derece Dekubitüs Ülser; Histolojik olarak dermis altında, subkütan yağ dokusu içine ilerleyen akut ve kronik inflamatuar süreç karışımı bir durumdur. Klinik olarak bölgede sertleşme, renk değişikliği ve ülserasyon vardır.

3. Derece Dekubitüs Ülser; Histolojik olarak derinin kas dokusuna kadar uzanan, aşırı bir yumuşak doku nekrozu vardır. Dermis ve subkütan yağ dokusunda ileri derecede retraksiyon, inflamasyon ve sertleşme görülmektedir. Klinik olarak subkütan yağ dokusunda akıntılı, pis kokulu, infekte olmuş nekrozlu bir ülserasyon mevcuttur. Ülser kenarlarında koyu ve açık pigmentasyon alanları görülür.

4. Derece Dekubitüs Ülser;
Histolojik olarak aşırı bir yumuşak doku nekrozu ve osteomiyolit vardır. Klinik olarak akıntı ve nekroz miktarı çok fazla olmasına karşın üçüncü dereceye benzer. Ülserin tabanı kemik dokusudur.

Bası Yaraları Süreci;

Basınç Doku anoksisi ve iskemi Doku hücrelerinde Nekroz Yumuşama ve ülserasyon İnfeksiyon Sepsis Derin dokulara yayılma.

Basınç Yarası Bölgei Belirti ve Nedenleri;
Basınç genellikle vücudun kemik çıkıntılarının olduğu bölgelerdeki deri ve subkütan doku üzerinde görülür.

Hazırlayıcı Etkenler;

- Kötü beslenme
- Anemi
- Hipoproteinemi
- Vitamin eksikliği
- Kas atrofisi
- Duyu kaybı
- Ödem
- Sürtünme ve nem
- Hasta yatağının başının 30 dereceden fazla yükseltilmiş olmasına bağlı olarak, hastanın aşağıya doğru ve belli alanların daha fazla basınç altında kalması.

Basınç Bölgeleri; Basınç noktaları hastanın yatış pozisyonuna göre değişmektedir.

Supine pozisyonunda basınç noktaları oksipital bölge, skapula, dirsekler, sakrum, topuklar ve yatak takımlarının basıncı, sonucu ayak başparmaklarıdır.

Lateral pozisyonda ise, kulaklar, omuz başları, dirsekler, kostaların yan kısımları, trokanterler, dizin, ayağın ve topuğun yan kısımlarıdır.

Prone pozisyonda ise, yanak ve çene, omuz başları, kadında göğüsler, erkekte genital organlar, dizler ve ayak baş parmağıdır.

Koruyucu Önlemler;

Basınç yaralarının önlenmesi hemşirenin sorumluluğundadır. Önemli olan doku hasarı oluşmadan koruyucu önlemleri almaktır. Bu amaçla hastanın fiziksel ve mental durumu, faaliyetleri ve inkontinansı olup olmadığı göz önüne alınır.

- Düzenli olarak pozisyon değiştirmek (2 veya 4 saatlik aralarla).
- Her pozisyon değişiminde, basınç bölgelerini gözlemek.
- Deriyi temiz ve kuru tutmak (sabun ve su ile yıkayarak kurulamak).
- Derinin zedelenmesinden ve sürtünmesinden kaçınmak.
- Sentetik çarşaf ve çamaşır kullanmamak, takımların gergin olmasını sağlamak, ıslandığında ve nemlendiğinde değiştirmek.
- İnkontinanslı hastalarda deriye koruyucu kremler uygulamak.
- Hastanın beslenme durumunu düzenlemek,
- Hastanın ayaklarına destek koyarak, ayak ucuna kaymayı önlemek ve yatağın ayak ucunu hafifçe yükseltmek.
- Hastaya yatak içinde gerekli olan hareketleri yaptırmak.
- Topuk ve dirsekler için özel koruyucu yastıklar kullanmak.
- Hastalık, hastanın hareket yeteneğini kısıtlıyorsa aşağıdaki yardımcı araçlar kullanılabilir.
- Havalı ve sulu yataklar
- Koyun postu
- Lateks köpük yataklar
- Küçük yastıklar
- Lastik simitler kullanmamak, çıkıntılı ve basınç bölgelerine masaj yapmak.
- Yatağın başucunu 30 dereceden fazla yükseltmemek, koltukta uzun süre oturan hastaları gözlemek.
- Hemoglobin, kan şekeri ve hematokrit seviyelerini sık sık ölçmek.

Basınç Yaralarının Tedavisi;

Koruyucu önlemleri en etkin şekilde sürdürmek, dolaşım ve hücre fonksiyonlarını devam ettirmek ve alt tabakalarda nekrozu önlemektir.

Beslenme İle İlgili Tedavi;

- Yüksek kalorili ve proteinli diyet verilmesi,
- Vitamin ve elektrolit içeren solüsyonların verilmesi,

Mekanik Metotlar;


- Poliüretan köpükler
- Jel pedler
- Koyun postu
- Poliüretan pansumanlar(opsite)
- Basınç değiştiren yataklar
- İçi sıvı dolu pedler

Fiziksel Metotlar;

- Bölge etrafına masaj
- Her 2-4 saatte bir basınç bölgelerine hastayı döndürme ısı lambası uygulama
- Basınç bölgesine ültraviyole ışını uygulanması
- Basınç bölgesine Ultrasonik tedavi

Kimyasal metotlar;


- Bölgesel enzim uygulama (tripsin fibrinoloin kollojen, insulin vs.) antibiyotik, çinkolu kremler
- İkinci bir infeksiyona karşı
- Okside edici ajanlar (H2O2)
- Antiseptikler

Cerrahi Metotlar;

- Ölü dokuları eksize etme ve drenaj
- Primer kapatma
- Greft uygulama
- Ampütasyon

Diğer Kişisel Bakımlar; Günlük banyolara ilaveten kişisel hijyeniyle ilgili olan işlemler hastanın günlük bakımı için gereklidir. Bunlar;

- Ağız ve özel ağız bakımı
- Ayak bakımı
- Saç bakımı olarak sınıflandırılabilir.

Ağız Bakımı;


Diş ve dişetlerinin temizlenmesi, canlılık kazanması, ağzın bol su ile çalkalanması, dişetlerinin (gingiva) uyarılması ağız bakımı ile sağlanır. Ağız bakımı hem ruhsal, hem de fiziksel açıdan önemlidir.

Ağız bakımına dikkat edilmediğinde ağız kokusu, dişeti rahatsızlıkları, çiğneme güçlüğü neticede hazımsızlık görülür. Ağız bakımında amaç ağzın tüm organizmalardan temizlenmesi değil, daha çok birikmiş yiyecek artıklarından temizlenmesidir.

Günde en az iki kere, tercihan yemekten sonra ve akşam yatmadan önce dişleri uygun yöntemle fırçalamalı ve bol su ile çalkalamalıdır. Dişlerin arasındaki artıkları ve plakları temizlemek için diş ipekleri kullanılır. Diş eti dokusu çok duyarlıdır. Kanamaya neden olmamak için zorlamamalıdır.

Özel Ağız Bakımı;


Herhangi bir nedenle ağızdan beslenemeyen (sindirim yolu/üst ve alt ağız ve karın ameliyatlarından sonra solunum güçlüklerinde), oksijen tedavisinin ağız mukozasını kuruttuğu durumlarda, radyoterapi ve sitostatik tedavisi gören hastalarda yapılır.

Ayrıca, dehidratasyonlu, kusma ve bulantılı, ve diabetli hastalarda da özel ağız bakımı uygulanır.

Ağız Bakımında Hemşirelik İlkeleri;


Ağız mukozasının daima nemli ve temiz olmasını sağlamak, bunun için hastaya sıvı vermek, su içinde mentol, tymol, limon suyu gibi nemlendirici solüsyonlarla ağzı çalkalamak. Hastaya temizlik ve rahatlık duygusu vermek, canlılık kazandırmak. Rahatsız edici kokuyu gidermek.

Ağız mukozasında yangı ve infeksiyona neden olan etken bilinerek uygun solüsyonlar kullanılmalıdır. Ağız mukozasında genellikle bakteri ve mantar grupları infeksiyona neden olur.

Kullanılan Araç ve Gereçler

- Kapalı kutu içinde gaz bezi
- Solüsyonun bulunduğu kap
- Yağlayıcı madde emdirilmiş gaz bezi
- Aplikatör (kürdan, ucu pamuk sarılı)
- Havlu, dil basacağı
- Böbrek küvet, kesekâğıdı
- Hekim ilaç önermiş ise, ilaç ve ilaç kartı
- Toz bezi

Yöntem;


- Hastanın ağız, dil, diş ve ağız mukozası spatül ile kontrol edilir.
- Gaz bezinin tifrilleri dışyüzde kalmayacak şekilde dil basacağı sarılır.
- Sarılı dil basacağı veya koher pensi böbrek küvet üzerine tutulup bir miktar solüsyon dökülür.

Özel Ağız Bakımı


- Dişlerin önce dış, iç ve birbirine bakan yüzleri, sonra dil, yanak içi ve diğer yumuşak doku kısımları silinir. Gaz bezi kirlendikçe kese kâğıdına atılır, yenisi ile değiştirilir.

- Diş araları ve dişetleri limon gliserin karışımı ile temizlenir. Kalan solüsyon, kamış yardımı ile hastaya verilir ve gargara yapması söylenerek böbrek küvete çıkarması temin edilir (hasta şuurlu ise).

- Dudaklar yağlayıcı ile yağlanır. Hasta rahatlandırılır.

- Kayıt ve malzeme temizliği sabah tuvaletinde olduğu gibidir. İnfeksiyon durumunda malzeme temizliği farklılık gösterir.

Protez Dişler;

Protez dişler ağızdan çıkarıldıktan sonra temizlenmelidir. Genelde hasta bu işlemi kendisi yapar. Temiz protezler altı desteklenmiş su dolu, ağzı kapalı kaplarda saklanmalıdır. Gerekirse içine birkaç damla naneli solüsyon damlatılarak hoş bir koku sağlanabilir. Protezlerin temizlik işlemi diş macunu, yoksa sabun ve fırça ile yapılmalıdır.

Plastik protezlerde çok sıcak su kullanılmamalıdır. Hasta fazla kilo vermişse protezler sallanır, bu nedenle yapıştırıcı kullanılabilir. İyi oturmayan protezler ağızda yaralara sebep olur.

Ayak Bakımı ve Banyosu;

Ayakların görevi vücudu ayakta tutmak, yürümeyi sağlamak, dışarıdan gelecek çarpma ve darbelere karşı vücudu korumaktır. Kişilerde rahatsızlıklara sebep olan ve yaygın olarak görülen birçok ayak problemleri vardır.

Bunlardan bazıları şunlardır;

Nasır (Callus); Epidermisin kalınlaşarak derinin içine doğru tepesi derinde, büyük tabanı deride olan kalınlaşmasıdır. Callus sürtünme ve basınç ile meydana gelen yaygın kalınlaşmadır.

Düztabanlık (Flat foot)

Su Toplaması (Blister); Çoraplardaki sertlik ve ayakkabının sürtünmesi sonucu meydana gelir. Hoş Olmayan Kokular; Ayak tabanındaki ter bezlerinin aşırı terlemesinden meydana gelir. Ayakları sık sık yıkamalı, çorap değiştirmelidir. Parmaklar Arasındaki Çatlaklar; Genellikle kuru ciltlerde görülür. İyi bir ayak hijyeni ve antiseptik solüsyonlarla infeksiyon önlenebilir.

Atlet Ayağı (Tinia pedis-Ringform); Mantarların sebep olduğu bir durumdur. Özellikle parmak aralarında oluşur. Bazen su toplar. Sık sık yıkamak ve çorap değiştirmek, özellikle parmak aralarını nemli bırakmamak gerekir.

Foot Drop (Ayak düşmesi)

Ayak Banyosu Uygulama Yöntemi;

Ayakta meydana gelebilecek kokuyu azaltmak, rahatlatmak, temizlemek ve periferal dolaşıma yardım etmek amacıyla yapılır.

Kullanılan Araç ve Gereçler

- Küvet, içinde sıcak su (39o C - 40o C)
- Ayak sabunlama bezi
- Ayak fırçası (kullanmamayı tercih ediniz!)
- Tedavi bezi ve muşambası (veya havlu)
- Sabun tabağı içinde sabun
- Gaz bezi üzerinde vazelin veya lanolin pomat
- Alkol %96 ve tentürdiot (tırnaklar kesilecekse)
- Makas
- Talk pudrası
- Kese kâğıdı
- Toz bezi
- Aplikatör

Yöntem; Ayak banyosu yapılırken izlenen yöntem sırasıyla şu işlemlerden oluşur;

- Malzemeler hazırlanmadan ve hazırlandıktan sonra eller yıkanır.
- Tepsi içindeki araçlar etajere yerleştirilir. Malzemeler kolayca yetişilecek uzaklığa getirilir.
- Hastaya yapılacak uygulama açıklanır, işbirliği sağlanır ve perde kapatılır. Yoksa paravana çekilir. Hastanın gizlilik duygusuna saygı gösterilir.
- Yatağın ayakucu gevşetilir ve açılır, nevresim katlanır ve diz altına sıkıştırılır.
- Ayaklar birlikte tutularak uzak tarafa çekilir, tedavi bezi ve muşambası ve havlu yerleştirilir. Üzerine küvet konulur.
- Hastanın dizlerinin altından, el geçirilerek ayak topukları tutulur veya suya alıştırılarak sokulur.
- Sabunlama bezi ıslatılıp sıkılır, uzak taraf dizlerden başlayarak ayak bilekleri, ayak sırtı, topuk ve taban parmak uçlarına doğru silinir. Aynı işlem yakın taraf ayağına da uygulanır (Silme işlemi uzaktan yakına, temizden kirliye doğru yapılır). Ayak fırçası tavsiye edilmez. Eğer zaman yeterli ise yumuşatıcı bir pomat sürülerek beklenir ve daha sonra sabunlanıp topuk ve taban kısmı gerektiğinde fırçalanır ve yıkanır.
- Tırnaklar uzun ise düz kesilerek kese kâğıdına konulur. Bu arada deri kesildiğinde;
aplikatör ile iyot alkol kullanılır.
- Küvet uzaklaştırılarak, ayaklar topuktan tutulup havluya yerleştirilip örtülür. Parmak aralarına dikkat edilerek iyice kurulanır. Kalan nemi almak için parmak aralarına talk pudrası ile masaj yapılır.
- Malzeme toplanır, hasta rahatlandırılır. Yapılan işlem kaydedilir. Malzeme temizliği diğer uygulamalarda olduğu gibidir.

Sıcak suyun lokal etkisinden yararlanmak için yapılan ayak banyosu da temizlik amacı ile yapılan ayak banyosunun aynısıdır. Ayak küvetin içine yerleştirildikten sonra ısı kaybolmaması için üzeri örtülür. 20-30 dakika süre ile ayak küvetin içinde kalır. Hasta banyo anında ve sonra soğuktan korunmalıdır.

Saç Bakımı;

Saçlar, saç folikülü denen, dermis tabakası ile subkutan dokuda bulunan keseciklerden büyür. Folüküllerin dibinde büyümeyi sağlayan canlı epitel hücreleri vardır. Saçlar büyüdükçe canlılıklarını kaybederler. Boynuzlaşmış ölü hücreler haline gelirler.

Saçın rengini kökteki korteks hücreleri arasında yer alan pigmentler verir. Yağ folükülünden çıkan yağın kıl köküne dökülmesi ile saçlar yumuşak olur. Saçların sağlıklı görünümü beslenme ile ilgilidir. Saçlar kökleri ile beslenir.

Taramak, fırçalamak ve parmak uçları ile masaj yapmak kan basıncını hızlandırır ve dolayısıyla saçlar beslenmiş olur. Kesmek saçların gürleşmesine yardım etmez. Saçların kaç günde yıkanacağı yağlı ve kuru oluşuna, çevre şartlarına ve kişinin faaliyetlerine bağlıdır. Hormonal değişimler, psikolojik ve fizyolojik stres, yaş, infeksiyonlar ve bazı hastalıklar saçın özelliklerini etkiler.

Kepek, genelde yağlı saçlarda kurumuş tabakalar halinde görülür. Kirli ve yağlı ölü epitelyum hücreleridir. Bazen içinde bakteri de bulunabilir. İyi bir saç bakımı ile önlenemezse hekime danışmak gerekir. Saç dökülmesi (Alopecia) yaş, hormon ve irsiyet ile ilgilidir. Baştaki damarların uyarılması ve temiz tutulması tavsiye edilir.

Yatan Hastanın Başının Yıkanma Yöntemi;

Başı ve saçları temizlemek ve temizliği devam ettirmek, hastayı fiziksel ve ruhsal yönden rahatlatmak, uzun süre yatmayla oluşabilecek karışıklığı önlemek amacıyla yapılır.

Kullanılan Araç ve Gereçler; İmkânlara uygun olarak malzemede değişiklik yapılabilir;

- Taşınabilir lavabo
- Büyük bir muşamba lavobo gibi kıvrılıp, yatağın kenarından kovaya sarkıtılması diğer bir yöntemdir.
- Tabure, yastık için muşamba
- 2 ibrik su biri 40° C, diğeri daha sıcak
- Boyuna bağlamak için üçgen sargı
- Gözleri kapatmak için küçük havlu veya gaz bezi,
- Şampuan veya sabun (tabakta)
- Havlu (iki adet)
- Tarak
- Toz bezi, gazete kâğıdı
- Kese kâğıdı

Yöntem; Saç bakımında izlenecek yöntem şu safhalardan oluşur;

- Malzeme hazırlanmadan ve hazırlandıktan sonra eller yıkanır (çapraz infeksiyonu önlemek için).
- Oda ısısı 21° - 22° C olmalıdır. Malzeme bir defada getirilmelidir.
- Hastaya ne yapılacağı anlatılır.
- Yatak yükseltilir (hemşirenin ve hastanın vücut mekaniğine dikkat edilir). Çift yastık varsa biri ünite iskemlesine kaldırılır.
- Hasta; ayakları uzak tarafta, başı yakın tarafta olmak üzere yatağa çapraz yatılır. Yastık yüzünün içine plastik örtü geçirilir. Bunun da üzerine hastanın havlusu örtülerek, kolay yetişilecek şekilde uzağa yerleştirilir.
- Üç kenarından gazete ile rulo yapılıp lavabo haline getirilen muşamba yatağa konulur. Muşamba hastanın boynunun altına yerleştirilir.
- Boynuna kravat sargı ve kulaklarına pamuk tampon, gözlerine şampuan kaçmaması için gaz bezi konur.
- Tabure üzerindeki kovanın içine muşambanın serbest kalan uçları yerleştirilir.
- Saçlar tarak ile dağıtılır, ıslatılır, sabunlanır veya şampuanlanır. İyice köpürtülür.
- Friksiyon yapılarak saç dipleri ve kulak arkaları oğuşturulur, durulanır. Saç temizleninceye kadar, aynı işleme devam edilir. Saçlar sabunlu iken taranır.
- Boyun bağı, pamuk tamponlar, gaz bezi alınır. Baş havlulu yastığa konulur. Muşamba kovanın içine bırakılır. Hastanın saçları iyice kurulanır.
- Yatak yapılır, araçlar toplanır, işlem kaydedilir.
- Saçlar yolunmadan, uçlarından tepeye doğru taranır.
- Hastanın hareket etmesinin sakıncalı olduğu durumlarda, saçları kuru şampuan ile temizlenir. Şampuan saçlara tampone edilir, tarakla saçlar açılır ve kirler havlunun üstüne dökülür.

Baş Banyosu;

Diğer bir saç yıkama yönteminde; hastanın karyolası lavaboya yaklaştırılır, metal ek bir lavabo ile ana lavabo birleştirilir. İbrik yerine irigatör kullanılır.

Bitlenmede Bakım Yöntemleri;

Bitin, insan vücudunun saçlı ve saçsız derisinde yerleşmesine bitlenme denir.

Bitli Hastalarda Psikolojik Bakım;

Hasta psikolojik stres içinde olduğundan ilişkileri, davranışları gerektiği kadar uyumlu olmayabilir. Hemşire, hastasına anlayışla yaklaşmasını, bilgi vermesini, bakımını tam ve zamanında yapmasını bilmelidir. Hemşire, bitli hastaların tedavi ve bakımında nazik davranmalı ve onları cesaretlendirmelidir.

Hemşire bitli hastaların uyku ve dinlenmeye ihtiyaçları olduğunu bilerek, onları rahatlatmalı, tedavi ve bakımında, nazik davranılarak cesaretlendirilmelidir. Hastaya bakım ve tedavi ile bitlerin yok olacağı anlatılarak, psikolojik olarak rahatlatılmalıdır.

Bitli Hastalarda Fiziksel Durum;

Bakım acıyı ve kaşıntıyı kontrol altına almaya, hastayı rahatlatmaya ve bulaşmayı önlemeye yöneliktir. Kaşınmamasını söylemek onun sadece sıkıntısını ve suçluluk duygusunu arttırır ve daha çok kaşınmasına neden olur.

Hastanın tırnaklarını kısa kesmek ve infeksiyon tehlikesini azaltmak için elleri temiz tutmak gerekir.

Bitlenmede Hemşirenin Görevleri

Baş Biti Tedavisi

Bu tedavi kaşıntı ve tahrişi azaltmak, bit ve yumurtalarını yok etmek, yayılmasını önlemek, hasta ve ailesine bilgi vermek amacıyla yapılır. Bit tedavisi iki şekilde yapılır: Tedavi edici şampuan ve tedavi edici losyon ile.

Kullanılan Araç ve Gereçler (Losyonla Yapılan Bit Tedavisi)

- Hekim tarafından önerilmiş solüsyon
- Solüsyon tası
- Pamuk tampon, tedavi bezi ve muşambası
- Kese kâğıdı, kep / türban (üçgen sargı)
- Tarak (sık dişli)
- Eldiven, muşamba önlük
- Paravana, gazete kâğıdı
- Gaz bezi üzerine vazelin

Yöntem;

- Hastaya yapılacak işlem anlatılarak işbirliği sağlanır.
- Mümkünse tek kişilik odaya alınıp, yoksa çevresi perde ve paravanayla kapatılır. Pike ayakucuna katlanır.
- Hasta yatağın başucunda fawler pozisyonda oturtulur (oturacak durumda ise). Tedavi bezi / muşambası hastanın arkasına konulur.
- Hemşire muşamba önlüğünü ve eldivenleri giyer.
- Hastanın, alnında saçlı derinin bitim çizgisinden, kulak arkasına ve ensede saçsız deri kısmına kadar olan bölge vazelinlenir (Dezenfektan maddenin tahrişini önlemek
için) saçlar tutam tutam ayrılır ve solüsyonla ıslatılmış tamponlarla dipten uçlara doğru ıslatılır. Tamponlar kesekâğıdına atılır.
- Tüm saçlar solüsyon ile ıslatıldıktan sonra, üçgen sargı / kep ile dışarıda saç kalmayacak şekilde sarılır.
- Tedavi bezi / muşambası, önlük katlanır, gazete kâğıdına konulur.
- Hasta rahatlandırılır. Solüsyonun cinsine göre bir müddet beklenerek baş banyosu verilir.
- Üçgen sargı veya boyun bağı kaynatılır. Diğer araçlar dezenfektan maddeye konulur (muşamba, kova, vs.).
- Tüm yatak takımları değiştirilir. Kirli takımlar medikal aseptik önlemlerle toplanarak çamaşırhaneye gönderilir.
- İşlem kaydedilir.
- Aynı durumun tekrarlanmaması için hasta ve ailesine eğitim verilir.
- 10-12 saat sonra baş banyosu verilir.

Kullanılan Araç ve Gereçler

- Hekim tarafından önerilen şampuan
- Sık dişli tarak
- Baş banyosu için gerekli araçlar uygulama baş banyosunda olduğu gibidir.
- Şampuan ve sabun yerine bit tedavisi için uygulanması istenilen şampuan kullanılır, şampuan prospektüsündeki tarife uygun bekletildikten sonra saçlar yıkanır.

Yorumlar
beğendim anlaşılır dille açıklamışsınız çok bilgilendim. [ nilüfergöde ] 25/12/2011
Yorum Ekle
İsim Soyisim
E-Mail
Yorum