HEMŞİRE AKLIYLA BAKAR ...

  E-Hemşire
 

YÜREĞİYLE HİSSEDER ...

 

BİLGİSİYLE HAYAT VERİR ...

Türkiye’nin En Büyük
Hemşire Portalına
Hoşgeldiniz
Hemşiremisiniz ?
Hemşiremi arıyorsunuz ?

Doğru adrestesiniz.
ÜYE GİRİŞİ
  Giriş Üye Ol
Hemşire Arıyorum
Hastalıklar ve Hemşirelik Yaklaşımları Font Büyüklüğü

Hastalıklar ve Hemşirelik Yaklaşımları

Hemşirelik, geçmişten günümüze dek sosyal, kültürel ve teknolojik değişimlerle kendini yenilemeyi başaran, birey, aile ve toplumun sağlık durumu ile ilgilenen uygulamalı bir sağlık disiplinidir.

Günümüzde de gelişimini aynı doğrultuda sürdüren hemşirelik; insanı tanımayı ve insanın yaşam süreci boyunca deneyimlediği sağlık/ hastalık durumlarında gereksindiği bakım ve uygulamaları gerçekleştirmektedir.

Hemşire bu işlevleri, fizik, biyoloji, davranış, sosyal, tıp ve mesleki bilimlerinden oluşan hemşirelik bilimini sistematik ve organize biçimde kullanarak gerçekleştirir.

Ayrıca hemşirelik bakımının bilimsel yapısı; 30 yılı aşkın bir süreden bu yana birçok kuramları uygulamaya aktarıp klinik araştırma sonuçlarını bakıma yansıtma çabaları ile olgunlaşmaktadır.

Hemşirelik, sağlık ya da hastalık sorunları nedeniyle yardıma gereksinimi olan kişilere verilebilen birçok hizmet türünden biridir. Bir sağlık disiplini olarak hizmet veren hemşirelikte "yardım etme" amacı oldukça geniş bir tabana dayanır.

Bireyin yaşam sürecinde sağlık ve esenlik, rahatsızlık, hastalık ve ölümü kapsayan yaşam deneyimlerinin tümünde, hemşire "yardım etme" amacını gerçekleştirebilir.

Ancak bu, hemşireliğin bilimsel bazını oluşturan pozitif bilimler, sosyal ve davranış bilimleri ile mesleki bilgileri bütünleştiren hümanist bir yaklaşımla sağlanır.

"Hemşirelik, bireyin, ailenin ve toplumun sağlığını ve esenliğini koruma, geliştirme ve hastalık halinde iyileştirme amacına yönelik hemşirelik hizmetlerinin planlanması, örgütlenmesi, uygulanması, değerlendirilmesinden, bu kişilerin eğitiminden sorumlu bilim ve sanattan oluşan bir sağlık disiplinidir".

Tanımda hemşirelikte yer alan önemli nitelikler olarak;

- Önce sağlığa, daha sonra hastalığa yönelik hizmet verebilmesi,
- Hizmetin sistematik bir biçimde (süreç) gerçekleştirilmesi,
- Hizmet kapsamında bakımın yanı sıra eğitime de yer verilmesi gerektiği,
- Hemşireliğin toplumsal bir gereksinim ve bilim, sanattan oluşan bir meslek olduğu, vurgulanmaktadır.

Hastalık ve Sağlık

Her canlıda var olan yaşamını ve neslini sürdürme güdüsü insanda; sağlıklı, mutlu, üretken ve anlamlı bir yaşamla türünü sürdürme biçimine dönüşmüştür.

Ancak insan, fetal dönemden başlayarak doğumdan ölümüne dek sağlığını, mutluluğunu yitirme, verimliliğinde azalma ve yaşamında anlamsızlık gibi dönemleri yaşayarak beklentilerinin tehlikeye girdiğini fark eder. Böyle bir durumda kişi, bireysel beklentilerinin olumsuz sonuçlarını günlük yaşamına ve fonksiyonlarına yansıttığından sağlığı da olumsuz yönde etkilenir.

O halde sağlık, bireysel beklentilerin günlük yaşam ve fonksiyonlarına optimal düzeyde yansıma biçimi olarak açıklanabilir. Sağlık ve hastalık bireysel, toplumsal ve çevresel farklılıklarla algılanan bir durum olması nedeniyle sağlık ve hastalık kavramları; biyolojik, tıbbi, psikolojik/mental ve sosyolojik bilimlerin her birinde o bilime özgü bakış ve yöntemlerle incelenir.

Biyolojik Açıdan Sağlık, "bedenin her hücresinin optimal düzeyde işlev yapması ve her hücrenin diğerleri ile mükemmel uyum durumundaki işlev yeteneği", hastalık ise bedenin, optimal fonksiyonuna ve yapısına karşıt bir durum olarak açıklanır.

Tıbbi açıdan hastalık, bireyde hastalığa özgü bulgu ve belirtileri oluşturan durumu niteler.

Psikolojik yönden sağlık, bireyin beklenmedik bir durumla karşılaşmasında duyguları ve verdiği olumlu/olumsuz yanıtları ve geliştirdiği başa çıkma ile duruma ve çevresine gösterdiği uyum yeteneğidir.

Sağlığın zihinsel açıdan göstergesi; kişinin mutluluk, doyum, huzursuzluk durumu ve gerçekleri doğru algılama, çevre hâkimiyeti, samimi olma ve sorun çözümleme yetenekleri olarak sıralanabilir.

Sosyolojik perspektifle sağlık ve hastalık, sosyal kontrolle, değer, inanç, inanışlarına uygunluk ve sapmalarla ilişkili olarak ele alınır. Bu yaklaşımla sağlık bireyin sosyal normlara uyumu, hastalık ise normlardan sapmayı yani uyumsuzlukları işaret eder.

Ayrıca sağlık ve hastalık kavramları, sübjektif yargı ve objektif gözlemlerden oluşan sosyal aksiyonlar dizisi olarak açıklanabilir.

Sübjektif yargıda; yaş, cinsiyet, bireysel değerler, inançlar, geçirilen deneyimler, kültür, kişisel ve mesleki sorumluluklar, roller, sağlık ve hastalığı algılamada önemli etkenlerdir.

Objektif bir bakışla sağlık ise bireyin;

- İyi genetik (kalıtsal) özelliklerle dünyaya gelmesi, yani iyi yapısal özelliklere sahip olması,
- Fizik, fizyolojik, ruhsal ve sosyal yönden iyi bir gelişme göstermesi,
- Fonksiyonlarını, optimal düzeyde uyumlu ve dengeli biçimde sürdürmesi ile oluşan, sosyo-kültürel bir olgu olarak tanımlanabilir.

Bu örneğe benzer durumlara, birçok sosyal grup ve kültürlerde rastlandığından hemşire, etnik köken, dini inanç, sosyo-ekonomik düzey gibi sosyo-kültürel öğelerin, bireydeki sağlık ve hastalık deneyimlerini algılama tutum, tavır ve davranışlarını anlayarak gereksinimlerini karşılamalı, sağlık ve hastalık durumlarında kişiye bütüncül bir yaklaşımla bakım vermelidir.

Dünya Sağlık Örgütü, "sağlığı, bireyin yalnızca hastalık veya sakatlık durumunda olmaması değil, aynı zamanda bedensel, ruhsal (mental), sosyal yönden tam bir iyilik durumunda olması olarak" tanımlar.

Sonuç olarak sağlık; kişinin, kendi ve çevresi ile uyum, ahenk ve barış içinde yaşayarak kişiliğini, bedenini ve bilincini özel bir dengede tutabilme, sağlığını sürdürebilme yeteneğini ifade eden göreceli bir kavramdır.

Yorumlar
Bu Konu İçin Henüz Yorum Yapılmamış,İlk Yorumu Siz Yapın !
Yorum Ekle
İsim Soyisim
E-Mail
Yorum