HEMŞİRE AKLIYLA BAKAR ...

  E-Hemşire
 

YÜREĞİYLE HİSSEDER ...

 

BİLGİSİYLE HAYAT VERİR ...

Türkiye’nin En Büyük
Hemşire Portalına
Hoşgeldiniz
Hemşiremisiniz ?
Hemşiremi arıyorsunuz ?

Doğru adrestesiniz.
ÜYE GİRİŞİ
  Giriş Üye Ol
Hemşire Arıyorum
Evde Bakım Hemşiresi >> Deri ve Deri Bakımı Font Büyüklüğü

Deri ve Deri Bakımı

Deri, insan yaşamı için temel olan pek çok önemli fonksiyona sahip bir organdır. İç dengenin ve biyolojik ortamın sürdürülmesini sağlayan deri olmadan, dış çevre ile uyum sağlamak mümkün değildir.

Deri çabuk kirlenen bir organdır. Deri bakımında temel amaç, ölü epitel, yağ, ter gibi artık maddeleri ve kötü kokuları deriden uzaklaştırmaktır. Deri bakımı ve temizliğinin yapılma sıklığı, bireyden bireye ve ortama göre değişiklik gösterir.

Ancak geçici ya da devamlı yatağa bağımlı, inkontinansı (istemsiz idrar ya da dışkı yapma) olan, kötü beslenen ya da periferal kan dolaşımı bozulmuş bireylerde, deri temizliğine ayrı bir önem gösterilmelidir.

Derinin Yapısı


Vücudun yüzeyini saran ve koruyan büyük bir organdır. Kulak, göz, rektum gibi vücut boşlukları ise mukoza ile kaplıdır. Kalınlığı vücudun çeşitli yerlerine göre farklı olmakla birlikte ortalama kalınlığı 1-2 milimetredir. Ayak ve avuç içi gibi yabancı cisim¬lerle en fazla temas eden bölgelerde en kalın halde bulunur.

Normal Deri Özellikleri

- Deri rengi canlıdır. Renk, vücut bölgelerine göre değişir.
- Deri turgoru (elastikiyet) esnek ve yumuşaktır.
- Deri, dokunulduğunda ılıktır.
- Deri bütündür, üzerinde sıyrık yara yoktur.

Deri; ağrı, dokunma vb. duyuları algılayan, salgı salgılayan, vücut sıcaklığını düzenleyen, iç organları yaralanmalardan koruyan, mikroorganizmaların iç organlara girişini engelleyen aktif bir organdır.

Derinin Fonksiyonları

- Vücudu koruma: Doku ve organları mekanik, fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenlere karşı korur.
- Vücudu savunma: Mikropların vücuda girmesini engeller.
- Vücut sıcaklığını düzenleme: Evoporasyon ile ısıyı kaybetme yanında, soğukta vazokonstrüksiyon ile ısı kaybını azaltır. Yani sıcaklığı korur ve sabit tutar.
- Duyu organı: Dermis tabakasındaki sinir uçları ile sıcak, soğuk, basınç, acı gibi duyu ve tehlikeleri hisseder.
- Salgı ve atıkların atılımı: Ter ve yağ bezleri ile atık maddelerin atılımı. Terle birlikte, az miktarda, inorganik tuzlar (NaCl gibi) ve organik bileşenler de (üre, amonyak gibi) atılır.
- Sıvı elektrolit dengesini sağlama: Aşırı su ve elektrolit kaybını önler.
- D vitamini sentezi: Güneş ışığı ile temas sonrası, epidermis hücrelerinde meydana gelen kimyasal değişim sonucu, kalsiferol D vitaminine dönüşür. D vitamini, kalsiyumun emilmesine yardımcı olur.

Deri başlıca üç tabakadan oluşur;

- Epidermis
Çok katlı yassı epitel hücrelerden meydana gelmiş, derinin en dış tabakasıdır. Alttaki dokuları korur. Bu tabakada kan damarları ve sinirleri yoktur. Vücut bölgesine göre kalınlığı farklıdır. Kıl kökleri ve ter bezleri kanalları bu tabakadan geçer.

Deriye rengini veren melanin pigmenti bu tabakada bulunur. Epitel hücreleri sürekli bölünüp çoğalırlar ve dökülerek yerlerini yeni hücrelere bırakırlar. Epidermis tabakası, sürtünme, ovma ve yıkama ile dökülür. Yerini çoğalarak yukarı doğru itilen, çekirdeklerini kaybeden ve yassılaşan, epidermis dokuları doldurur.

- Dermis: Epidermisin altında, kollajen ve elastik liflerden yapılmış, esnek ve dayanıklı dokudur. Kalınlığı bulunduğu yere göre değişmekle birlikte ortalama 0,3-3 milimetredir. Bol miktarda kan damarı vardır, duyu sinirleri de burada sonlanır. Ayrıca lenf damarları, ter bezleri ve kanalları, kıl kökleri ve yağ bezleri de bulunur.

Dermisteki ter bezleri dudaklar hariç tüm vücuda yayılmıştır ve dermisteki kılcal damar ağı ile beslenirler. Yağ bezleri sebum denilen bir salgı salgılarlar ve bunu kıl köklerine akıtırlar. Bu madde derinin kurumasını önler ve saça parlaklık verir. Adölesan döneminde fazla salgılandıkları için aknelere yol açarlar.

- Hipodermis (Subkütan Doku): Yağ dokusu ve gevşek bağ dokusundan oluşmuştur. Kan, lenf damarları, sinirler ve yağ globüllerini içerir. Derinin yapısı, bireyin gelişim dönemlerine göre farklılık gösterir. Bu farklılık, deri bakımında göz önünde tutulması gereken bir faktördür.

Yeni doğan bir bebeğin cildi incedir. Bir sürtünmeden bile kolaylıkla yaralanabilir ve enfeksiyon gelişebilir. Okul öncesi çocuklarda direnç biraz daha artmıştır. Fakat çocuklar hareketlidir, bu nedenle özellikle kol ve bacaklarda travma görülme riski yüksektir.

Adölesan döneminde hormonal değişikliğe bağlı olarak ter ve yağ bezleri fazla çalışır ve çeşitli deri sorunları ortaya çıkar. Yetişkinlik döneminde deri gelişimini tamamlar, yaşlanma ile geriye dönüşü olmayan değişimler başlar. Cilt kurur ve esnekliğini kaybeder. Dolaşım bozulduğu için kolay yaralanır, enfeksiyon gelişebilir. Deri bakımına daha fazla dikkat edilmesi gereken dönemdir.

Derinin Değerlendirilmesi


Cildin değerlendirilmesinde inspeksiyon ve palpasyon kullanılır. Yani cilt özellikleri gözlenip, elle do-kunularak değerlendirilir.

İnspeksiyon ile;
Renk, Damarlanma, Lezyon
Palpasyon ile; Isı, Nem, Turgor, Ödem, Yapı değerlendirilir.

Deri Rengi; Deri rengi kapiller damar, melanin pigmentleri ve karaten tarafından belirlenir. Melonasitlerde yapılan melanin sarıdan koyu renge kadar deriye rengini verir. Melanin yapımının olmadığı bireylerde oluşan duruma albinizm denir. Karaten doğulu kimselerde sarı renk veren bir pigmenttir.

Damarlanma; Dolaşım fonksiyonlarının bir gös¬tergesi olduğu için damar durumu dikkate alınmalıdır. Deride peteşi ve ekimoz görülebilir. Derideki görülen küçük kanama noktalarına peteşi, derideki çürük, morumsu lekelere ekimoz denir.

Lezyon; Deri dokusundaki değişikliklere cilt lezyonu denir. Aynı zamanda bir yaralanmanın da göstergesidir. Lezyonların gözlenmesi sırasında yara izi, çürük, ezik, kesikler, dokudaki döküntüler kontrol edilir. Deri Lezyonları; yerine, şekline, yapısına, büyüklüğüne göre farklılık gösterir.

Isı; Normal deri ılıktır. Isı dengesindeki bozulma, aşırı kanlanma ya da kanlanmadaki azalma deri sıcaklığını etkileyebilir.

Nem;
Cilt kurudur. Vücut sıcaklığı ve sıvı dengesi bozukluklarının iyi bir göstergesidir. Aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon) ya da aşırı terleme bu duruma işarettir.

Turgor
; Derinin esnekliği ve dolgunluğudur.

Ödem; Hücre ve dokularda sıvı birikmesidir. Şişme ile karakterizedir. Deri bastırıldığında içeri göçer.

Sık Rastlanan Deri Lezyonları;

Makül: Küçük, sınırlı, düz, renk değişimli, palpabe edilemeyen lezyon.
Papül: 0,5 cm' den az, palpe edilebilen, sert kabarıkIık (örn; ben).
Nodül: 0,5 - 2 cm. arası palpabe edilebilen, kabarık kitle. Papülden daha derin, sabit olabilir (örn; siğil).
Tümör: 1 - 2 cm' den geniş, ele gelen kabarık, katı kitle (örn; lipom).
Vezikül: 0,5 cm' den küçük, sınırlı, kabarık, yüzeysel, seröz sıvı dolu kavite (örn; uçuk).
Bül: 0,5 cm' den büyük, sınırlı, yüzeysel kabarıklık (örn; yanık).
Püstül: Sınırlı, kabarık, içi pus dolu kavite (örn; sivil¬ce).
Erozyon: Yüzeysel epidermis kaybı. Nemlidir, fakat kanama yoktur. (örn: Yara kabuğu kaldırıldığında ortaya çıkan nemlilik.)
ÜIser: Cilt dokusunun derin kaybı. Kanama olabilir.
Fissür: Ciltte uzunlamasına yarık.
Kserozis: Deride aşırı kuruma.
Abrazyon: Epidermis tabakasının sürtünme, sıyrılma ile açılması, kızarıklık ve kanama oluşması.

Deri Bütünlüğünün Bozulma Nedenleri

Beslenme Bozukluğu; Sağlıklı deri için, yeterli besin ve sıvı alımı önemlidir. Protein içeren besinlerin alınması, sıvı alımının yeterli olması cildin canlı¬lığının sürdürülmesi ve doku onarımı için önemlidir.

Hareketsizlik;
Sağlıklı bir birey, sık sık pozisyon değiştirir. Ancak, felç, ayak ve bacak kırıkları, hareketi engelleyen diğer hastalık durumlarında, birey uzun süre aynı pozisyonda kalabilir. Hareket ettirilmeyen kısımlar basınç altında kalır, cildin kanlanması bozulur, doku yıkımı gelişir.

Duyu Bozukluğu; Paralizi, dolaşım yetmezliği, doku iskemisi ve yıkımı gibi nedenlerle sinir iletimi bozulabilir. Birey sıcak, soğuk, batma, sürtünmeyi anlayamaz ve sonuç olarak deri bütünlüğü bozulur.

Derinin Nemli ve Islak Kalması; Derideki salgı ve atıklar, mikroorganizmaların yerleşmesi ve çoğalması için uygun ortam oluşturur. Nemli ve ıslak deri, epidermis hücrelerinin yumuşamasına, tahriş olmasına neden olur. Bakterilerin çoğalması için uygun bir ortamdır. Ter, sebum gibi vücut salgılarının, idrar, feçes gibi vücut atıklarının deriden uzaklaştırılması, deri bütünlüğünün bozulmasını engeller.

Mekanik Araçlar; Ortopedik malzemelerin basısı, alçı, bandaj, pansuman ya da sıkan giysiler deri yüzeyinde sürtünmeye neden olur. Basınç ve sürtünme deri bütünlüğünü bozar.

Kimyasal ya da Fiziksel Madde ile Temas; Bu maddeler çoğunlukla ciltte yaralara ve yanıklara neden olurlar. Bu maddeler ile temas edilmesi halinde, öncelikle giysiler ya da madde hemen deriden uzaklaştırılmalıdır.

Herpes; Virütik nedenlerle, deride içi su dolu, küçük kabarcıkların oluşması durumudur.
İki tipi vardır; Herpes Simpleks ve Zona Zoster.

Herpes Simpleks (uçuk) çoğunlukla, mukoza ile cildin birleştiği yerlere yerleşen, virütik bir infeksiyondur. Stres, soğuk algınlığı gibi vücut direncinin düştüğü durumlarda ağız ve burun çevresinde görülür.

Başlangıçta, yanma, batma, kaşınma belirtileri ile kendini gösterir. Hafif ödemli kızarıklık ile birlikte, küçük veziküller oluşur. Bu veziküller, temiz ve kuru tutulmalıdır. Bulaşıcı olduğu için, öpüşme gibi yakın temastan kaçınılmalıdır.

Ürtiker (Kurdeşen); Kızarık, büyüklüğü birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişen, kaşıntı ve yanma ile birlikte görülen durumdur. İlaçlar, besinler, böcek ısırması, bazı sistemik hastalıklar nedeni ile görülebilir.

Fronkül (Kan Çıbanı)
; Kıl diplerinin enfekte olması sonucu görülür.

Akne (Siviıce); Yağ bezlerinden salgılanan sebum, oksijen, toz, kir ile birleşerek komedon (siyah nokta) oluşmasına neden olur. Komedon, yağ kanallarını tıkar ve enfekte olması sonucu akne oluşur. Çoğunlukla, yüzde ve boyun, sırt ve omuzda görülür. Oluşmasını engellemek için cilt temiz tutulmalı, özellikle yağlı besin maddelerinden kaçınılmalıdır.

Uyuz (Skabies); Deri içine yerleşen bir asalaktır.  Deride oluşan lezyonlar, çok kaşıntılıdır. Kaşıntı gece ortaya çıkar. Lezyonlar, çoğunlukla koltuk ve meme altında, parmak aralarında, karında ve genital bölgede görülür. Bulaşıcıdır, yakın temastan kaçınılmalıdır. Tedavi için, özel solüsyonlarla vücut temizlenmeli, tüm giysiler kaynatılmalı ve ütülenmelidir.

Yorumlar
pek güzel :) saqolun.. [ Tatlıkıs ] 08/11/2010
Yorum Ekle
İsim Soyisim
E-Mail
Yorum